Rudyard Kipling – Adam Olmak (Çeviri: Bülent Ecevit)
📦 Arşiv Notu: Bu içerik, dijital dünyadaki varlığımın ilk yıllarında kaleme aldığım ve hayat felsefemi şekillendiren en önemli metinlerden biridir. Portfolyomu güncellerken, profesyonel hayatın karmaşasında bize "aklı başında kalmayı" hatırlatan bu edebi mirası modernize ederek arşivimde tutmaya karar verdim. Kişisel gelişimin ve liderlik felsefesinin belki de tarihteki en yalın özeti olan "Adam Olmak", Rudyard Kipling tarafından 1895 yılında kaleme alındı. Ancak bu şiiri biz Türk okuyucuları için bu denli özel kılan unsurlardan biri de, eski Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit'in yaptığı o muazzam çeviridir.
Category:
arşiv, edebiyat
Author:
Emre Şanlı
Read:
5
Location:
Istanbul
Date:
Jan 4, 2026

Adam Olmak: Rudyard Kipling’in Metanet Manifestosu ve Bülent Ecevit Dokunuşu (Bölüm 1)
Şiirin Hikayesi: Bir Babanın Oğluna Mirası Rudyard Kipling, "Adam Olmak" (If) şiirini 1895 yılında, Dr. Leander Starr Jameson’ın başarısızlıkla sonuçlanan ancak büyük bir metanetle göğüslenen askeri bir baskınından esinlenerek, kendi oğlu John için yazmıştır. Ancak bu evrensel metni bizler için sarsıcı bir klasiğe dönüştüren, eski Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit'in yaptığı o eşsiz çeviridir. Ecevit, şiiri sadece tercüme etmemiş; onun ruhunu Türkçenin ritmiyle yeniden dokumuştur. İşte, tek solukta okunması gereken o muazzam metin: Adam Olmak – Rudyard Kipling (Çeviri: Bülent Ecevit) Çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse Sen aklı başında kalabilirsen eğer Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır Hem kendine güvenebilirsen eğer Bekleyebilirsen usanmadan Yalanla karşılık vermezsen yalana Kendini evliya sanmadan Kin tutmayabilirsen kin tutana Düşlere kapılmadan düş kurabilir Yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir İkisine de vermeyebilirsen değer Söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz Kandırabilir diye safları dert edinmezsen Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz Koyulabilirsen işe yeniden Döküp ortaya varını yoğunu Bir yazı-turada yitirsen bile Yitirdiklerini dolamaksızın dile Baştan tutabilirsen yolunu Yüreğine sinirine dayan diyecek Direncinden başka şeyin kalmasa da Herkesin bırakıp gittiği noktada Sen dayanabilirsen tek Herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen Unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken Dost da düşman da incitemezse seni Ne küçümser ne de büyültürsen çevreni Her saatin her dakkasına Emeğini katarsan hakçasına Her şeyiyle dünya önüne serilir Üstelik oğlum adam oldun demektir
Bir Liderlik Dersi: Stoacılık ve Duygusal Zeka (Bölüm 2)
Rudyard Kipling’in bu dizeleri, aslında antik Stoacı felsefenin modern bir yansımasıdır. Özellikle profesyonel iş hayatında, krizlerin ve belirsizliklerin ortasında nasıl bir duruş sergilenmesi gerektiğini madde madde özetler. Duygusal Dayanıklılık (Resilience) Şiirin başında vurgulanan "herkes şaşırsa da aklı başında kalabilmek", bugün modern iş dünyasında "Duygusal Zeka" dediğimiz kavramın temelidir. Projeler iptal olduğunda, bütçeler kesildiğinde veya ekip arkadaşlarınız size olan güvenini yitirdiğinde; hem kendinize güvenmek hem de başkalarının kuşkusuna (onları anlamaya çalışarak) yer bırakabilmek, gerçek liderliğin başladığı noktadır. Başarı ve Başarısızlık: İki Sahte Dost Kipling, kazanç ve kaybı "iki düzenbaz" olarak tanımlar. Bu bakış açısı, özellikle girişimciler ve yaratıcılar için kritiktir. Bir başarıya aşırı sevinmek veya bir yıkımla darmadağın olmak yerine; her iki duruma da eşit mesafede durup "yoluna saptırmadan devam edebilmek" asıl zaferdir.
Sarsılmaz İrade ve Evrensel Miras (Bölüm 3)
"Adam Olmak" serimizin bu son bölümünde, direncin sınırlarına ve şiirin küresel etkisine odaklanıyoruz. Sonuna Kadar Dayanmak "Herkesin bırakıp gittiği noktada sen dayanabilirsen tek" dizesi, sadece fiziksel bir direnci değil, aynı zamanda etik ve ahlaki bir kararlılığı da simgeler. İş etiğinden ödün vermeden, popülariteye kapılmadan ve "halkı unutmadan krallarla gezebilmek", karakterin ulaşabileceği en yüksek mertebedir. İngilizce Orijinal Metin (IF) Bu şiirin orijinal dilindeki ritmi de en az çevirisi kadar etkileyicidir: If you can keep your head when all about you Are losing theirs and blaming it on you, ...If you can fill the unforgiving minute With sixty seconds’ worth of distance run, Yours is the Earth and everything that’s in it, And—which is more—you’ll be a Man, my son! 🎥 Görsel ve İşitsel Deneyim Bülent Ecevit’in kendi sesinden bu şiiri dinlemek, kelimelerin etkisini iki katına çıkarır. Sitemde bu şiiri okurken arka planda bu sesin yankılanması, arşivimizin ruhunu tamamlayacaktır: https://www.youtube.com/watch?v=NlVngtO1fU0


