Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî ve Hakikat Yolculuğu

📦 Arşiv Notu: Bu içerik, dijital dünyadaki varlığımın ilk yıllarında kaleme aldığım ve hayat felsefemi şekillendiren en önemli metinlerden biridir. Portfolyomu güncellerken, profesyonel hayatın karmaşasında bize "aklı başında kalmayı" hatırlatan bu mirası modernize ederek arşivimde tutmaya karar verdim. Günümüz dünyasının hızı ve karmaşası içinde ruhumuzu dinlendirecek, bize ayna tutacak bir sese her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. 13. yüzyıldan bugüne yankılanan o ses, "Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde arayınız, bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir" diyen Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî’ye ait. Bu yazı dizimizde; Belh’ten Konya’ya uzanan çileli bir göçü, hamlıktan pişmeye, pişmekten yanmaya evrilen muazzam bir dönüşümü ve insanlığa miras bırakılan o eşsiz vasiyeti inceleyeceğiz. Üç bölümlük bu yolculuğun ilk durağında, Mevlâna’nın çocukluk yıllarına ve onu "Mevlâna" yapan köklere ineceğiz. Ruhunuzu bu derin bilgeliğe açmaya hazır mısınız?

Category:

arşiv

Author:

Emre Şanlı

Read:

12

Location:

Istanbul

Date:

Jan 4, 2026

Belh’ten Anadolu’ya Bir İrfan Göçü

Mevlâna’nın hikâyesi, 30 Eylül 1207’de bugün Afganistan sınırları içinde kalan Horasan’ın Belh şehrinde başlar. Ancak bu hikâye sadece bir doğumla değil, büyük bir kaçış ve arayışla şekillenir. Babası, "Bilginlerin Sultanı" unvanıyla anılan Bahâeddin Veled, yaklaşan Moğol istilasının karanlığını hissederek ailesiyle birlikte yola çıktığında, aslında dünya tarihini değiştirecek bir manevi tohumu da yanında taşıyordu. İrfanla Yoğrulan Çocukluk Henüz küçük bir çocukken Nişâbur’da karşılaştığı mutasavvıf Ferîdüddin Attar, Mevlâna’daki cevheri şu sözlerle müjdelemiştir: "Bir deniz, arkasında koca bir okyanusu sürükleyerek geliyor." Bağdat, Mekke, Şam ve nihayet Anadolu (Karaman) yollarında geçen yıllar, Mevlâna’nın sadece coğrafi değil, zihni ve kalbi sınırlarını da genişletmiştir. Konya: Selçuklu’nun Kalbinde Bir Alim 1228 yılında Sultan Alâeddin Keykubad’ın davetiyle Konya’ya yerleşen aile, burada büyük bir sevgiyle karşılanır. Mevlâna, babasının vefatından sonra onun kürsüsünü devralır; İplikçi Medresesi’nde binlerce talebeye ders veren, vaazları dolup taşan büyük bir din bilgini haline gelir. 1225 yılında Gevher Hatun ile evlenen ve daha sonra Kerrâ Hatun ile hayatını birleştiren Mevlâna, hem bir aile babası hem de bir ilim deryası olarak Konya'nın kalbine yerleşir. Ancak onun için bu "alimlik" mertebesi, henüz yolun başıdır. Hz. Mevlânâ’nın Vasiyeti: "Size, gizlide ve açıkta Allah’tan korkmayı, az yemeyi, az uyumayı, az konuşmayı, isyan ve günahları terk etmeyi, oruç tutmayı, namaza devam etmeyi, sürekli olarak şehveti terk etmeyi, bütün yaratıklardan gelen cefaya tahammüllü olmayı, aptal ve cahillerle oturmamayı, güzel davranışlı ve olgun kişilerle birlikte bulunmayı vasiyet ediyorum. İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olanıdır." Mevlâna’nın Hikmet Hazinesi: Özlü Sözler Arşivi Aşağıda, Mevlâna’nın yaşamın her alanına dokunan ve arşivimizde yer alan tüm özlü sözlerini bulabilirsiniz: Aşk, Gönül ve Sevgili Üzerine "Aşk ateşi önce sevilene, ondan sonra sevene düşer!" "Gönül, gönül verilerek alınır." "Aşk; sandığın kadar değil, yandığın kadardır." "Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı." "Aşk nedir bilmiyorsan gecelere sor, şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor." "Gönül, han değil dergahtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır!" "Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır." "Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!" "Sevmek güzel şey; sevilmek de onun kadar. Sevip de sevilmemek acıdır ölüm kadar. Taşın kalbi yok ama onu da yosun sarar." Sabır, İmtihan ve Kader Üzerine "Zor diyorsun. Zor olacak ki imtihan olsun." "Sabret ki herşey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. Sabret ki herşey gönlünce olsun." "Sabır önceleri zehirdir. Huy edinirsen bal olur!" "İsyanlardayım dedi. Hayır, imtihanlardaydı. Fark etseydi, kurtulacaktı." "Dert etme, dua et." "Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde; sakın vazgeçme! İşte orası kaderinin değişeceği noktadır." "Üzülme! Bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur…" "Gönüllere vurulan kilitlerin açılması için belalara sabretmek gerek!" Ahlak, Edep ve İnsan İlişkileri Üzerine "Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye!" "Sesini değil, sözünü yükselt! Yağmurlardır yaprakları büyüten, gök gürültüleri değil." "Cebi zengin, fakat ruhu fakir olan insanın hali çok rezil! Çünkü o; her şeyin fiyatını bilir, değerini değil!" "Ahlak örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapmaz." "Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! Ya da yazık olur adabına." "İnsanları tanımak, denizleri bardak bardak boşaltmaktan daha zordur." "İyilerle gezersen alırsın mertebe, kötülerle gezersen dönersin merkebe." "Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın." Hayatın Hakikati ve Bilgelik Üzerine "Hayat bir nefestir, aldığın kadar… Hayat bir kafestir, kaldığın kadar… Hayat bir hevestir, daldığın kadar…" "Üç sözden fazla değil, tüm ömrüm şu üç söz; hamdım, piştim, yandım." "Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür." "Ağızdan çıkan söz, yaydan fırlayan oka benzer. İkisini de geri getirmek mümkün değildir." "Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış." "Sütten çıkınca bütün kaşıklar aktır. Önemli olan, içinden çıktığın sütü ak bırakmaktır." "Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters." "Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım." Bir sonraki bölümde: Mevlâna’nın hayatını değiştiren o büyük karşılaşmayı; Şems-i Tebrizî ile olan dostluğunu ve "Şeb-i Arûs" kavramının derinliğini ele alacağız.

Hamdım, Piştim, Yandım – Bir Ruhun Dönüşümü

Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî, Konya’da saygın bir müderris, kürsüleri dolduran büyük bir alim olarak tanınıyordu. Ancak takvimler 15 Kasım 1244 yılını gösterdiğinde, onun hayatını kökten değiştirecek, "iki denizin karşılaşması" (Mecmaü'l-Bahreyn) olarak nitelendirilen o büyük olay gerçekleşti: Şems-i Tebrizî ile karşılaşması. Şems-i Tebrizî: Aynadaki Nur Mevlâna, Şems’te "mutlak kemâlin varlığını", onun yüzünde ise "Tanrı nurlarını" gördü. Bu karşılaşma, kitapların ve medreselerin ötesinde bir yolculuğun başlangıcıydı. Mevlâna artık sadece bir öğretmen değil, bir "aşk eri" olmuştu. Ancak bu büyük beraberlik uzun sürmedi. Şems’in ani ölümü (veya kayboluşu) Mevlâna’yı derin bir hüzne ve uzun yıllar sürecek bir inzivaya itti. "Hamdım, Piştim, Yandım" Şems’in gidişinden sonra Mevlâna, içindeki boşluğu Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi gibi dostlarıyla doldurmaya çalıştı. Hayatını o meşhur üç kelimeyle özetledi: "Hamdım, piştim, yandım." Artık o, dünya malından ve makamından tamamen sıyrılmış, sadece hakikatin peşinde koşan bir gönül adamıydı. Şeb-i Arûs: Düğün Gecesi 17 Aralık 1273 Pazar günü, Mevlâna Hakk'ın rahmetine kavuştu. Ancak o, ölümü bir son değil, bir "başlangıç" olarak görüyordu. Öleceği günü, sevdiğine yani Allah’ına kavuşacağı an olarak nitelediği için ona "Şeb-i Arûs" (Düğün Gecesi / Gelin Gecesi) dedi. Dostlarına şu vasiyeti bıraktı: "Ölümümün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın." Cenaze namazını vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı; fakat yaşadığı derin üzüntüden dolayı bayılınca, namazı Kadı Sıraceddin kıldırdı. Bugün Konya’da, o zamanlar Selçuklu Sarayı’nın Gül Bahçesi olan yerdeki dergâhında, milyonlarca gönle hâlâ ışık tutmaya devam ediyor. Hikmetin Sesi: Mevlâna’dan Özlü Sözler (Tam Arşiv) Arşivimizde yer alan ve her biri birer hayat dersi niteliğindeki tüm sözleri, eksiksiz olarak buraya not düşüyoruz: Aşkın ve Sadakatin Derinliği "Can’ı Canan’a teslime hazır değilsen ‘ben Aşk’ım’ deme kimseye." "Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!" "Bir muammadır aşk. Kiminin vicdanına atılan taş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk." "Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor." "Dilin aşkı yorumlaması güzeldir ama dile gelmeyen aşk daha güzeldir." "Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz." Dostluk ve İnsanlık Halleri "Kardeşliğimiz, araya kemik atılana kadardır diyen köpeklere inat; biz gönül bağımızı Allah için kurduk." "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir." "Yılan sokması seni sadece canından eder. Ama kötü dost hem candan, hem de imandan eder!" "Bazı insanlar bize armağandır, bazıları ise ders." "Kiminle gezdiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür." "Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın." Kendini Bilmek ve Edep "Güzeli güzel yapan ‘edep’tir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir." "Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin. Benim tek derdim; yere düşen edebinize takılmamak." "Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım." "Kibir, hırs, şehvet kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar." "Eğri olsam yay gibi duvara asarlar beni. Doğru olsam ok gibi yabana atarlar beni." "Bir insan bilmiyorsa ne istediğini, hem seni ziyan eder, hem kendini." Sabır ve Umut Hazinesi "Dert etme, dua et." "Üzülme! Bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur…" "Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var." "Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!" "Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar. Ama unutma ki, rengârenk gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar." "Şikayetçi, kötü huyludur. İyi huylu şikayet etmez, tahammül eder." Yaşamın Hakikati "Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bugün hayat veren su, yarın sizi boğabilir." "Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür." "Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra." "Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de hayâ!" "Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters." Bir sonraki ve son bölümde: Mevlâna’nın eserlerindeki evrensel dili, Mesnevi’nin doğuşunu ve bugün dünyanın dört bir yanında neden hâlâ en çok okunan isim olduğunu inceleyeceğiz.

Gönül Diliyle Dünyayı Kucaklamak – Mesnevi ve Evrensel Bilgelik

Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî, ömrünün son yıllarında sadece bir derviş değil, aynı zamanda insanlık tarihinin en büyük şairlerinden ve düşünürlerinden biri olarak anılmaya başlanmıştı. Onun mirası, sadece mezar taşında değil, yazdığı binlerce beyitlik eserlerde yaşamaktadır. Mesnevi: Ruhun Şifa Kaynağı Mevlâna’nın en büyük eseri olan Mesnevi, sadık müridi Hüsameddin Çelebi’nin ricası üzerine kaleme alınmıştır. Yaklaşık 26.000 beyitten oluşan bu dev eser, insan ruhunun derinliklerini, ilahi aşkı ve erdemli yaşamın anahtarlarını sunar. Mevlâna anlatır, Hüsameddin Çelebi yazar... Bu öyle bir nehirdir ki, bugün bile her dilden ve her dinden insan bu nehirden susuzluğunu gidermektedir. Bir Gönül İnşası Mevlâna’nın öğretisi sadece kitaplarda kalmamış; "Gel, ne olursan ol yine gel" düsturuyla evrensel bir hoşgörü manifestosuna dönüşmüştür. Onun için insan, "Yaradan’dan ötürü" değerlidir. Divan-ı Kebir, Fîhi Mâ Fîh, Mecâlis-i Seb’a ve Mektubât gibi eserleri, insanlığın ortak manevi hazinesi olarak kabul edilir. Mevlâna’nın Gözünde İnsan: "Sen değerinle ve düşüncenle iki âleme de bedelsin, ama ne yapayım ki kendi değerini bilmiyorsun. İstiyorsan Hakk’a varmayı, meslek edin gönül almayı. Bırak saraylarda mermer olmayı; toprak ol, bağrında güller yetişsin." Mevlâna’nın Hikmet Hazinesi: Özlü Sözler Arşivi (Final Bölümü) Arşivimizde yer alan ve insan ruhuna dokunan o kıymetli sözlerin geri kalanını, bu yolculuğun hatırası olarak buraya bırakıyoruz: Bilgelik ve Farkındalık "İnsanın ham maddesi topraktır, ama fazla sulandı mı çamurlaşır!.." "Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım." "Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol." "Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır." "Ahmaklara verilecek cevap, sükûttan ibarettir." "Akıl bir kuzu, nefis bir kurt, iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa, nefis aklı yer." "Bir kimsede kibir varsa, söz söylediği zaman soğan gibi kokar." Merhamet ve İnsani Erdemler "Merhamette güneş gibi ol; cömertlikte akarsu gibi ol; tevazuda toprak gibi ol; ayıpları, kusurları örtmekte gece gibi ol." "Misafirsin bu hanede ey gönül, umduğunla değil bulduğunla gül, hane sahibi ne derse o olur, ne kimseye sitem eyle, ne üzül." "Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır." "İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar. Herkeste kusur görür, kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan, o da sana öyle bakar." "Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır." Gönül ve Maneviyat "Gönül ne tarafı işaret ederse, beş duyu da eteklerini toplayıp o tarafa gider." "Bir gönülde aşk ve sevgi ateşi yoksa o kişi karanlıklarda, Allah nurundan habersizdir." "Odun yanınca kül olur, insan yanınca kul olur…" "Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur." "İnsan her şeyi göremez; sevdiğin şeyler, seni kör ve sağır eder." "Her yerde olmak gibi bir duan varsa, gönüllere gir; çünkü sevenler, sevdiklerini gönüllerinde taşırlar." Umut ve Sabır Limanı "Sıkıntılar gecedir dinlen kederlenme sabah elbet olacaktır." "Allah’ın verdiği de, vermediği de imtihandır." "Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük; bir başka bahar için, sadece yaprak döktük.." "Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır." "Gözyaşının bile görevi varmış; ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış." Veda ve Ebediyet "Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi gibi bilir." "Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde arayınız! Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir." "Gönül, ebedi olmayan mülkü, bir rüya bil!" "Güzelliğin bir damlası olan Leyla için uykuyu haram etmek çok değilse, güzelliğin kaynağı Mevla için bir ömrü feda etmek az bile." Mevlâna’nın yüzyıllar öncesinden gelen bu çağrısı, aslında hepimize aynı şeyi fısıldıyor: Sev, sabret ve özüne dön. Bu seri boyunca bize eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz. Kaynaklar: http://www.konyakutup.gov.tr/TR,144012/mevlananin-hayati.html mevlanasozleri.de/sozleri/mevlana-sozleri/ https://www.ozlenenrehber.com.tr/tr/dergi/155/mevlana-celaleddin-i-rumi-ve-mevleviyye-yolu-2346.html *Görseller yapay zeka ile üretilmiştir.

© Visual Journal ジャーナル
(WDX® — 02)
Creative Notes
© Visual Journal ジャーナル
Creative Notes
© Visual Journal ジャーナル
Creative Notes

Rudyard Kipling – Adam Olmak (Çeviri: Bülent Ecevit)

January 4, 2026

📦 Arşiv Notu: Bu içerik, dijital dünyadaki varlığımın ilk yıllarında kaleme aldığım ve hayat felsefemi şekillendiren en önemli metinlerden biridir. Portfolyomu güncellerken, profesyonel hayatın karmaşasında bize "aklı başında kalmayı" hatırlatan bu edebi mirası modernize ederek arşivimde tutmaya karar verdim. Kişisel gelişimin ve liderlik felsefesinin belki de tarihteki en yalın özeti olan "Adam Olmak", Rudyard Kipling tarafından 1895 yılında kaleme alındı. Ancak bu şiiri biz Türk okuyucuları için bu denli özel kılan unsurlardan biri de, eski Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit'in yaptığı o muazzam çeviridir.

arşiv, edebiyat

Rudyard Kipling – Adam Olmak (Çeviri: Bülent Ecevit)

January 4, 2026

📦 Arşiv Notu: Bu içerik, dijital dünyadaki varlığımın ilk yıllarında kaleme aldığım ve hayat felsefemi şekillendiren en önemli metinlerden biridir. Portfolyomu güncellerken, profesyonel hayatın karmaşasında bize "aklı başında kalmayı" hatırlatan bu edebi mirası modernize ederek arşivimde tutmaya karar verdim. Kişisel gelişimin ve liderlik felsefesinin belki de tarihteki en yalın özeti olan "Adam Olmak", Rudyard Kipling tarafından 1895 yılında kaleme alındı. Ancak bu şiiri biz Türk okuyucuları için bu denli özel kılan unsurlardan biri de, eski Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit'in yaptığı o muazzam çeviridir.

Rudyard Kipling – Adam Olmak (Çeviri: Bülent Ecevit)

January 4, 2026

📦 Arşiv Notu: Bu içerik, dijital dünyadaki varlığımın ilk yıllarında kaleme aldığım ve hayat felsefemi şekillendiren en önemli metinlerden biridir. Portfolyomu güncellerken, profesyonel hayatın karmaşasında bize "aklı başında kalmayı" hatırlatan bu edebi mirası modernize ederek arşivimde tutmaya karar verdim. Kişisel gelişimin ve liderlik felsefesinin belki de tarihteki en yalın özeti olan "Adam Olmak", Rudyard Kipling tarafından 1895 yılında kaleme alındı. Ancak bu şiiri biz Türk okuyucuları için bu denli özel kılan unsurlardan biri de, eski Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit'in yaptığı o muazzam çeviridir.

© Help Center ヘルプ
Emre Şanlı
Clarifications
© Help Center ヘルプ
Clarifications
© Help Center ヘルプ
Clarifications

FAQ.

Clarifying Deliverable's Before They Begin
with Real Process and Honest アンサー.

01

01. How do you integrate AI into marketing strategy?

02

02. Why focus on Agentic AI for highly regulated sectors?

03

03. How do you balance creativity with data science?

04

04. How do you redefine Digital Marketing for high-stakes sectors?

05

05. What is your approach to E-commerce growth?

06

06. What defines your professional process?

01. How do you integrate AI into marketing strategy?

02. Why focus on Agentic AI for highly regulated sectors?

03. How do you balance creativity with data science?

04. How do you redefine Digital Marketing for high-stakes sectors?

05. What is your approach to E-commerce growth?

06. What defines your professional process?

01. How do you integrate AI into marketing strategy?

02. Why focus on Agentic AI for highly regulated sectors?

03. How do you balance creativity with data science?

04. How do you redefine Digital Marketing for high-stakes sectors?

05. What is your approach to E-commerce growth?

06. What defines your professional process?