Peyami Safa – Kelimelerin ve Psikolojinin Üstadı
Tozlu Raflardan Bir Zihin Atlası Dijital hafızamızın derinliklerinde bir yolculuğa çıkıyor ve arşivimizden Türk edebiyatının en nev-i şahsına münhasır kalemlerinden birini, Peyami Safa’yı çıkarıyoruz. Sadece bir romancı değil; bir fikir adamı, bir polemik ustası ve cemiyetin nabzını tutan bir gazeteci olan Safa, bugün bile güncelliğini koruyan tespitleriyle bizlerle. Bu kısa yazı dizisinde, onun kelimelerle ördüğü o sarsılmaz dünyayı yeniden keşfedeceğiz.
Category:
arşiv
Author:
Emre Şanlı
Read:
5 min
Location:
Istanbul
Date:
Jan 4, 2026

Peyami Safa’nın Kalemiyle İnsan ve Hakikat
Türk Edebiyatı’nın en değerli isimlerinden biri olan Peyami Safa (1899–1961), sadece yazdığı romanlarla değil; felsefi derinliği ve insanın içsel çatışmalarına tuttuğu ışıkla tanınır. Onun cümleleri, bir cerrahın neşteri kadar keskin, bir feylesofun düşüncesi kadar derindir. İşte arşivimizin tozlu sayfalarından süzülüp gelen, Peyami Safa’nın zihin dünyasına ışık tutan 20 eşsiz aforizma: Hikmetin Sesi: Peyami Safa’dan Seçkiler Olgunluk: "Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır. Zaman, insanları değil armutları olgunlaştırır". Mutluluk: "Mutluluk faraziyedir". Hassasiyet: "Hassasiyet bir hastalıktır". Zekâ: "Delilik şüphesiz aptallıktan iyidir. Delilik var olmuş bir zekânın yok oluşudur; aptallık, var olmamış bir zekânın var olmamağa devam edişidir". Kayıp: "İyiler kaybetmez, kaybedilir…". Aşkın Cinayeti: "Mârifet bize yâr olmayan sevgiliyi kalbimizin içinde öldürmek! İşte en haklı, en mâsum, en kudretli ve en muhteşem cinayet". Toplum: "Cahiller, dalkavuklar, mürailer rahat rahat yaşıyor". Tecrübe: "Başarmak için, korku da, ümit de şarttır. İnsana fakirliğin ve hastalığın öğrettiklerini hiçbir okul ve kitap veremez". Duygular: "Sevgi ile nefret arasında çok ince bir çizgi vardır. Birisinden nefret ediyorsanız ve bir gün onu yenemeyeceğinizi anladığınız zaman onu sevmeye başlarsınız". Sözler: "Güzel fakat uygulaması olanaksız sözler, kokusuz güzel çiçeklere benzer". Değişim: "Suçlamak, anlamaktan daha kolaydır. Anlarsan, değişmen gerekir". Özeleştiri: "İnsanın en kolay aldatabildiği budala kendi kendisidir". İdrak: "Tecrübeden sonraki idrak evvelkinden çok daha pahalıdır". Yalnızlık: "İnsanı yalnız bir illet öldürür: Sıkıntı". Hastalık: "Büyük bir hastalık geçirmeyenler, her şeyi anladıklarını iddia edemezler". İlgi: "Biz kovalayanı beğeniyor, fakat kovalananı seviyoruz". İnanç: "Şüpheden doğmayan iman piçtir". Evlilik: "Evlenmek insanı yalnızlıktan kurtarmaz, belki daha müthiş bir yalnızlığa atar". Kalp: "Daima kırılan ve daima yapılan şeyin adı kalbtir". Tahammül: "İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor".


